derece

سَتَصِلُ دَرَجَةُ حَرَارَةِ الْيَوْمِ إِلَى ثَلَاثِينَ دَرَجَةً مِئَوِيَّةً، لِذَا يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَذِرِينَ عِنْدَ الْخُرُوجِ.

Bugün hava sıcaklığı otuz derece olacak, bu yüzden dışarı çıkarken dikkatli olmalıyız.

يَجِبُ عَلَيْكَ الْحُصُولُ عَلَى مُسْتَوًى عَالٍ فِي هَذَا الِاخْتِبَارِ لِتَحْقِيقِ النَّجَاحِ.

Bu sınavda başarılı olmak için yüksek bir derece elde etmelisin.

رُتْبَة — رُتَب

يَتَطَلَّبُ الْعَمَلُ الْجَادُّ لِلْوُصُولِ إِلَى رُتْبَةٍ عَالِيَةٍ فِي الْجَيْشِ.

Orduda yüksek bir dereceye ulaşmak için çok çalışmak gerekiyor.

İlişkili Kelimeler