عُمْق — أَعْمَاق
يَتَجَاوَزُ عُمْقُ الْبَحْرِ أَلْفَ مِتْرٍ فِي بَعْضِ النِّقَاطِ، لِذَلِكَ يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَذِرِينَ.
Denizin derinliği bazı noktalarda bin metreyi aşıyor, bu yüzden dikkatli olmalıyız.
يَتَجَاوَزُ عُمْقُ الْبَحْرِ أَلْفَ مِتْرٍ فِي بَعْضِ النِّقَاطِ، لِذَلِكَ يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَذِرِينَ.
Denizin derinliği bazı noktalarda bin metreyi aşıyor, bu yüzden dikkatli olmalıyız.
مِنَ الصَّعْبِ تَقْدِيرُ غَوْرِ هَذَا الْبِئْرِ لِأَنَّهُ قَدِيمٌ جِدًّا.
Bu kuyunun ne kadar derin olduğunu tahmin etmek zor, çünkü çok eski.
يُقَدِّمُ بُعْدُ الصُّورَةِ مَنْظُورًا وَاقِعِيًّا لِلْمُشَاهِدِ.
Resmin derinliği, izleyiciye gerçekçi bir perspektif sunuyor.
بَاطِن، صَمِيم، قَعْر، قَرَارَة، عَرَاقَة، عُمْق سَحِيق، لُجَّة، غَمَقًا، غُؤُور