deruhte

تَوَلَّى أَخِي إِدَارَةَ الْمَتْجَرِ.

Kardeşim mağazanın yönetimini üstlendi.

تَكَفَّلَتِ الشَّرِكَةُ بِجَمِيعِ تَكَالِيفِ الْمَشْرُوعِ.

Şirket, projenin tüm maliyetlerini deruhte etti.

كَانَ مُسْتَعِدًّا لِلِاضْطِلَاعِ بِالْمَسْؤُولِيَّةِ كَامِلَةً.

O, tüm sorumluluğu deruhte etmeye hazırdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler