كَانَ فَوْزُهُ فِي الِامْتِحَانِ بِمَثَابَةِ هُبُوطِ حَظٍّ سَعِيدٍ عَلَيْهِ.
Sınavı kazanması tam bir devlet kuşu konmasıydı.
كَانَ فَوْزُهُ فِي الِامْتِحَانِ بِمَثَابَةِ هُبُوطِ حَظٍّ سَعِيدٍ عَلَيْهِ.
Sınavı kazanması tam bir devlet kuşu konmasıydı.
أَصْبَحَ عَرْضُ الْعَمَلِ هَذَا فُرْصَةً ذَهَبِيَّةً لَهُ.
Bu iş teklifi onun için bir devlet kuşu oldu.