devriye gezmek

قَامَتْ سَيَّارَاتُ الشُّرْطَةِ بِدَوْرِيَّاتٍ فِي الْمَدِينَةِ طَوَالَ اللَّيْلِ، وَبِذَلِكَ انْخَفَضَتْ مُعَدَّلَاتُ الْجَرِيمَةِ.

Polis arabaları gece boyunca şehirde devriye gezdi, böylece suç oranları azaldı.

يَتَجَوَّلُ الْجُنُودُ فِي دَوْرِيَّةٍ فِي الْمِنْطَقَةِ الْحُدُودِيَّةِ، وَبِذَلِكَ يَضْمَنُونَ الْأَمْنَ.

Askerler sınır bölgesinde devriye geziyor, böylece güvenliği sağlıyorlar.

يَتَفَقَّدُ حُرَّاسُ الْأَمْنِ الْمِنْطَقَةَ فِي مَرْكَزِ التَّسَوُّقِ، وَبِذَلِكَ يَمْنَعُونَ السَّرِقَاتِ.

Güvenlik görevlileri alışveriş merkezinde devriye geziyor, böylece hırsızlıkları önlüyorlar.

İlişkili Kelimeler