عَيْب — عُيُوب
أَكْبَرُ عَيْبٍ فِي هَذَا الْوَضْعِ هُوَ أَنَّهُ يُؤَدِّي إِلَى إِضَاعَةِ الْوَقْتِ.
Bu durumun en büyük dezavantajı, zaman kaybına yol açmasıdır.
أَكْبَرُ عَيْبٍ فِي هَذَا الْوَضْعِ هُوَ أَنَّهُ يُؤَدِّي إِلَى إِضَاعَةِ الْوَقْتِ.
Bu durumun en büyük dezavantajı, zaman kaybına yol açmasıdır.
كَمَا أَنَّ لِكُلِّ شَيْءٍ مَزَايَا، هُنَاكَ أَيْضًا أَوْجُهُ نَقْصٍ.
Her şeyin avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır.
هُنَاكَ بَعْضُ الْمَآخِذِ عَلَى هَذِهِ الْخُطَّةِ، لَكِنَّهَا جَيِّدَةٌ بِشَكْلٍ عَامٍّ.
Bu planın bazı dezavantajları var, ancak genel olarak iyi.
سَلْبِيَّة، جَانِبٌ سَلْبِيٌّ