dişlemek

حَاوَلَ الكَلْبُ أَنْ يَعَضَّ سَاقَهُ عَلَى الفَوْرِ عِنْدَمَا رَأَى شَخْصًا غَرِيبًا.

Köpek, yabancı birini görünce hemen bacağını dişlemeye çalıştı.

قَضَمَ الذِّئْبُ الْجَائِعُ الْعَظْمَ بِشَهِيَّةٍ كَبِيرَةٍ.

Aç kurt, kemiği büyük bir iştahla dişledi.

نَهَشَ الكَلْبُ العَظْمَ بِأَسْنَانِهِ.

Köpek kemiği dişledi.

İlişkili Kelimeler