وَجْه — وُجُوه
رُؤْيَةُ وُجُوهِ أَحِبَّائِنَا تُضِيفُ مَعْنًى لِحَيَاتِنَا.
Sevdiklerimizin didarını görmek, hayatımıza anlam katar.
رُؤْيَةُ وُجُوهِ أَحِبَّائِنَا تُضِيفُ مَعْنًى لِحَيَاتِنَا.
Sevdiklerimizin didarını görmek, hayatımıza anlam katar.
كُنْتُ أَنْتَظِرُ طَوِيلًا لِرُؤْيَةِ مُحَيَّاهُ.
Onun didarını görmek için uzun zamandır bekliyordum.
رُؤْيَةُ طَلْعَةِ الْأَصْدِقَاءِ تَمْنَحُ الْإِنْسَانَ السَّلَامَ.
Dostların didarını görmek, insana huzur verir.