انْتَهَتِ الْمُشَاجَرَةُ بَيْنَ الْأَطْفَالِ بِتَدَخُّلِ الْمُعَلِّمِ.
Çocuklar arasındaki didişme, öğretmenin müdahalesiyle sona erdi.
انْتَهَتِ الْمُشَاجَرَةُ بَيْنَ الْأَطْفَالِ بِتَدَخُّلِ الْمُعَلِّمِ.
Çocuklar arasındaki didişme, öğretmenin müdahalesiyle sona erdi.
يُؤَثِّرُ الْخِصَامُ دَاخِلَ الْأُسْرَةِ سَلْبًا عَلَى الْجَمِيعِ.
Aile içindeki didişme, herkesi olumsuz etkiliyor.
أَدَّى النِّزَاعُ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ إِلَى مَشَاكِلَ اقْتِصَادِيَّةٍ.
İki ülke arasındaki didişme, ekonomik sorunlara yol açtı.