didiklenmek

Anlamlar

تم إغلاق مسرح الجريمة ليتم تفتيشه من قبل الشرطة.

Olay yeri polis tarafından didiklenmek üzere kapatıldı.

تم فصل الملابس القديمة ليتم تمزيقها لإعادة التدوير.

Eski elbiseler geri dönüşüm için didiklenmek üzere ayrıldı.