اِنْفَكَّتْ خِيَاطَةُ فُسْتَانِي، يَجِبُ أَنْ أُصْلِحَهَا.
Elbisemin dikişi söküldü, tamir etmem gerekiyor.
اِنْفَكَّتْ خِيَاطَةُ فُسْتَانِي، يَجِبُ أَنْ أُصْلِحَهَا.
Elbisemin dikişi söküldü, tamir etmem gerekiyor.
كَانَتِ الْغَرْزَةُ مَتِينَةً وَمُحْكَمَةً، مِمَّا يَدُلُّ عَلَى جَوْدَةِ الْعَمَلِ.
Dikiş sağlam ve sıkıydı, bu da işin kalitesini gösteriyordu.
دَرْزَاتُ هَذَا الْقُمَاشِ قَوِيَّةٌ جِدًّا.
Bu kumaşın dikişleri çok sağlam.
غَرْزَة الخِيَاطَة، قُطْبَة، دَرْز، تَخْيِيط