dikilmek

انْتَصَبَ الْعَلَمُ عَلَى السَّارِيَةِ فِي حَفْلٍ.

Bayrak törenle göndere dikildi.

تَعِبْتُ كَثِيرًا مِنَ الْوُقُوفِ مُنْتَصِبًا لِسَاعَاتٍ.

Saatlerce ayakta dikilmek beni çok yordu.

تَمَّ غَرْسُ الشَّتْلَاتِ فِي الْحَدِيقَةِ بِعِنَايَةٍ.

Fidanlar bahçeye özenle dikildi.

Ayrıca: نَصَّبَ

İlişkili Kelimeler