لِأَنَّهُ ضَاعَ فِي الْحَشْدِ، لَمْ يَلْفِتْ انْتِبَاهَ أَحَدٍ.
Kalabalığın içinde kaybolduğu için kimsenin dikkatini çekmedi.
لِأَنَّهُ ضَاعَ فِي الْحَشْدِ، لَمْ يَلْفِتْ انْتِبَاهَ أَحَدٍ.
Kalabalığın içinde kaybolduğu için kimsenin dikkatini çekmedi.
الْكَلِمَاتُ الَّتِي قَالَهَا لَمْ تَجْذِبِ انْتِبَاهَ أَيِّ شَخْصٍ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Söylediği sözler, toplantıdaki hiç kimsenin dikkatini çekmedi.