dilci

عَائِشَةُ، وَهِيَ لُغَوِيَّةٌ فِي الْجَامِعَةِ، تَعْرِفُ الْعَدِيدَ مِنَ اللُّغَاتِ الْمُخْتَلِفَةِ.

Üniversitede dilci olan Ayşe, birçok farklı dil biliyor.

يَدْرُسُ عَالِمُ اللُّغَةِ تَطَوُّرَ اللُّغَاتِ مِنْ خِلَالِ فَحْصِ النُّصُوصِ الْقَدِيمَةِ.

Dilci, eski metinleri inceleyerek dillerin evrimini araştırıyor.

يَعْمَلُ الْمُخْتَصُّ بِاللُّغَةِ عَلَى طُرُقٍ جَدِيدَةٍ لِتَعَلُّمِ لُغَةٍ جَدِيدَةٍ.

Dilci, yeni bir dil öğrenme yöntemleri üzerine çalışıyor.

İlişkili Kelimeler