dilekçe

عَرِيضَة — عَرَائِض

كَتَبَ عَرِيضَةً إِلَى السُّلْطَةِ الْمُخْتَصَّةِ لِحَلِّ مُشْكِلَتِهِ.

Sorununu çözmek için ilgili makama bir dilekçe yazdı.

أَعْدَدْتُ طَلَبًا خَطِّيًّا لِلْحُصُولِ عَلَى مِنْحَةٍ دِرَاسِيَّةٍ وَسَلَّمْتُهُ إِلَى المَدْرَسَةِ.

Burs başvurusu için bir dilekçe hazırlayıp okula teslim ettim.

قَدَّمَ الْمُحَامِي اسْتِدْعَاءً إِلَى الْمَحْكَمَةِ نِيَابَةً عَنْ مُوَكِّلِهِ.

Avukat, müvekkili adına mahkemeye bir dilekçe sundu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler