قَطَّعَتْ أُمِّي الطَّمَاطِمَ لِتَحْضِيرِ السَّلَطَةِ.
Annem, salata yapmak için domatesleri dilimledi.
قَطَّعَتْ أُمِّي الطَّمَاطِمَ لِتَحْضِيرِ السَّلَطَةِ.
Annem, salata yapmak için domatesleri dilimledi.
قَطَّعَتْ أُمِّي الْبَطِّيخَ إِلَى شَرَائِحَ.
Annem karpuzu dilimledi.
تَقْسِيمُ التُّفَّاحِ إِلَى شَرَائِحَ يُسَهِّلُ أَكْلَهُ.
Elmayı dilimlemek, onu yemeyi kolaylaştırır.