وقف الجندي منتصبا أمام القائد.
Asker, komutanın önünde dimdik duruyordu.
كان الرجل يمشي مع إبقاء ظهره مستقيما.
Adam, sırtını dimdik tutarak yürüyordu.
تم وضع العمود بشكل عمودي على الأرض.
Direk, yere dimdik bir şekilde yerleştirilmişti.