dinlendirmek

أَقْرَأُ كِتَابًا لِأُرِيحَ نَفْسِي بَعْدَ يَوْمٍ مُتْعِبٍ.

Yorucu bir günün ardından kendimi dinlendirmek için kitap okurum.

مِنَ المُهِمِّ تَرْيِيحُ الأَرْضِ بِتَرْكِهَا بُورًا لِمُدَّةِ عَامٍ.

Tarlayı bir yıl nadasa bırakarak toprağı dinlendirmek önemlidir.

İlişkili Kelimeler