أُحِبُّ أَنْ أُسْمِعَ الأَطْفَالَ حِكَايَةً قَبْلَ النَّوْمِ.
Çocuklara uyumadan önce masal dinletmeyi severim.
أُحِبُّ أَنْ أُسْمِعَ الأَطْفَالَ حِكَايَةً قَبْلَ النَّوْمِ.
Çocuklara uyumadan önce masal dinletmeyi severim.
شَغَّلْتُ لِضُيُوفِي أَغْنِيَاتِيَ المُفَضَّلَةَ.
Misafirlerime en sevdiğim şarkıları dinlettim.
جَعَلَ المُعَلِّمُ الطُّلَّابَ يَسْمَعُونَ قَصِيدَةً.
Öğretmen öğrencilere şiir dinletti.