dinmek

تَوَقَّفَ الْمَطَرُ أَخِيراً وَظَهَرَتِ الشَّمْسُ.

Yağmur nihayet dindi ve güneş açtı.

هَدَأَتِ الرِّيَاحُ طَوَالَ اللَّيْلِ وَأَصْبَحَ الْبَحْرُ هَادِئاً.

Rüzgar gece boyunca dindi ve deniz sakinleşti.

سَكَنَ أَلَمِي بَعْدَ تَنَاوُلِ الدَّوَاءِ.

Ağrım ilaç aldıktan sonra dindi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler