diretmek

أَصَرَّ عَلَى عَدَمِ تَغْيِيرِ رَأْيِهِ، لَكِنَّهُ اقْتَنَعَ فِي النِّهَايَةِ.

O, fikrini değiştirmemek için çok diretti, ama sonunda ikna oldu.

أَلَحَّ الطِّفْلُ لِسَاعَاتٍ لِلْحُصُولِ عَلَى اللُّعْبَةِ الَّتِي يُرِيدُهَا.

Çocuk, istediği oyuncağı almak için saatlerce diretti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler