كَانَتْ أُمًّا تُعْطِي كُلَّ شَيْءٍ لِأَطْفَالِهَا دُونَ حِرْمَانٍ.
Diriğ etmeden her şeyi çocuklarına veren bir anneydi.
كَانَتْ أُمًّا تُعْطِي كُلَّ شَيْءٍ لِأَطْفَالِهَا دُونَ حِرْمَانٍ.
Diriğ etmeden her şeyi çocuklarına veren bir anneydi.
حَاوَلَ مُسَاعَدَةَ الْجَمِيعِ دُونَ إِظْهَارِ بُخْلٍ.
Diriğ göstermeden herkese yardım etmeye çalıştı.