dirlik

يُسْعِدُنِي أَنْ أَرَى النَّاسَ يَعِيشُونَ فِي عَيْشٍ كَرِيمٍ فِي هَذِهِ الْقَرْيَةِ.

Bu köyde insanların dirlik içinde yaşadığını görmek beni mutlu ediyor.

يَجِبُ عَلَيْنَا جَمِيعًا أَنْ نَسْعَى جَاهِدِينَ لِتَحْقِيقِ السَّلَامِ وَالنِّظَامِ فِي الْبِلَادِ.

Ülkede dirlik ve düzenin sağlanması için hepimiz çaba göstermeliyiz.

يُمْكِنُ لِلتَّنْمِيَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ أَنْ تَزِيدَ مِنْ مُسْتَوَى الرَّخَاءِ فِي الْمُجْتَمَعِ.

Ekonomik kalkınma, toplumun dirlik seviyesini artırabilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler