divan

دِيوَان — دَوَاوِين

فِي الْأَدَبِ التُّرْكِيِّ الْقَدِيمِ، الدِّيوَانُ هُوَ كِتَابٌ يَجْمَعُ فِيهِ الشُّعَرَاءُ قَصَائِدَهُمْ.

Eski Türk edebiyatında divan, şairlerin şiirlerini topladığı bir kitaptır.

أَرِيكَة — أَرَائِك

كَانَ هُنَاكَ أَرِيكَةٌ كَبِيرَةٌ وَمُرِيحَةٌ فِي غُرْفَةِ الْمَعِيشَةِ.

Oturma odasında büyük ve rahat bir divan vardı.

مَجْلِس — مَجَالِس

فِي الْإِمْبِرَاطُورِيَّةِ الْعُثْمَانِيَّةِ، كَانَ الْمَجْلِسُ هَيْئَةً مُهِمَّةً تَتِمُّ فِيهَا مُنَاقَشَةُ شُؤُونِ الدَّوْلَةِ.

Osmanlı İmparatorluğu'nda divan, devlet işlerinin görüşüldüğü önemli bir organdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler