أَطْلَقَتِ الشَّرِكَةُ سِلْسِلَةَ إِجْرَاءَاتٍ لِتَجَاوُزِ الْأَزْمَةِ.
Şirket, krizi aşmak için bir dizi eylem başlattı.
أَطْلَقَتِ الشَّرِكَةُ سِلْسِلَةَ إِجْرَاءَاتٍ لِتَجَاوُزِ الْأَزْمَةِ.
Şirket, krizi aşmak için bir dizi eylem başlattı.
خَطَّطَتِ الشُّرْطَةُ لِمَجْمُوعَةِ عَمَلِيَّاتٍ لِلْقَبْضِ عَلَى الْمُجْرِمِينَ.
Polis, suçluları yakalamak için bir dizi eylem planladı.