أَعْجَبَنِي جِدًّا تَرْتِيبُ الْكُتُبِ عَلَى الرَّفِّ، فَقَدْ كَانَتْ مُرَتَّبَةً حَسَبَ أَلْوَانِهَا.
Kitapların raftaki dizilişi çok hoşuma gitti, renklerine göre ayarlanmıştı.
أَعْجَبَنِي جِدًّا تَرْتِيبُ الْكُتُبِ عَلَى الرَّفِّ، فَقَدْ كَانَتْ مُرَتَّبَةً حَسَبَ أَلْوَانِهَا.
Kitapların raftaki dizilişi çok hoşuma gitti, renklerine göre ayarlanmıştı.
تَنْظِيمُ الْأَشْيَاءِ فِي الْغُرْفَةِ يَجْعَلُهَا تَبْدُو أَوْسَعَ.
Eşyaların odadaki dizilişi, odanın daha geniş görünmesini sağlıyor.
كَانَ اصْطِفَافُ الْجُنُودِ يَزِيدُ مِنْ جِدِّيَّةِ الاِحْتِفَالِ.
Askerlerin dizilişi törenin ciddiyetini artırıyordu.