doğurgan

هَذِهِ الْأَرَاضِي خَصْبَةٌ لِلْغَايَةِ، لِذَلِكَ تَنْمُو فِيهَا جَمِيعُ أَنْوَاعِ الْمَحَاصِيلِ.

Bu topraklar çok doğurgan olduğu için her türlü ürün yetişiyor.

يَمُرُّ الْكَاتِبُ بِفَتْرَةٍ مُثْمِرَةٍ لِلْغَايَةِ وَيَنْشُرُ أَعْمَالًا جَدِيدَةً بِاسْتِمْرَارٍ.

Yazar, çok doğurgan bir dönem geçiriyor ve sürekli yeni eserler yayınlıyor.

يُفَضِّلُ الْمُزَارِعُونَ هَذَا النَّوْعَ مِنَ الْأَغْنَامِ لِأَنَّهُ وَلُودٌ لِلْغَايَةِ.

Bu koyun cinsi çok doğurgan olduğu için çiftçiler tarafından tercih ediliyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler