إِنَّهُ شَخْصٌ صَرِيحٌ لِلْغَايَةِ، يَقُولُ كُلَّ شَيْءٍ كَمَا هُوَ.
O kadar dobra bir insan ki, her şeyi olduğu gibi söylüyor.
إِنَّهُ شَخْصٌ صَرِيحٌ لِلْغَايَةِ، يَقُولُ كُلَّ شَيْءٍ كَمَا هُوَ.
O kadar dobra bir insan ki, her şeyi olduğu gibi söylüyor.
عَلَى الرَّغْمِ مِنْ أَنَّ صَرَاحَتَهُ قَدْ تَجْرَحُ النَّاسَ أَحْيَانًا، إِلَّا أَنَّهُ لَا أَحَدَ يَسْتَطِيعُ أَنْ يَنْتَقِدَ أَمَانَتَهُ.
Dobralığı bazen insanları kırsa da, dürüstlüğüne kimse laf edemez.
يُحَاوِلُ دَائِمًا أَنْ يَكُونَ وَاضِحًا وَمُبَاشِرًا فِي مُحَادَثَاتِهِ.
Konuşmalarında her zaman dobra ve net olmaya çalışır.