نَسِيجُ هَذَا الْقُمَاشِ نَاعِمٌ جِدًّا.
Bu kumaşın dokusu çok yumuşak.
نَسِيجُ هَذَا الْقُمَاشِ نَاعِمٌ جِدًّا.
Bu kumaşın dokusu çok yumuşak.
قَوَامُ هَذَا الْكْرِيمِ يُرَطِّبُ بَشَرَتِي.
Bu kremin dokusu cildimi nemlendiriyor.
تَجْمَعُ بِنْيَةُ هَذِهِ الْمَدِينَةِ بَيْنَ الْعَنَاصِرِ التَّارِيخِيَّةِ وَالْحَدِيثَةِ.
Bu şehrin dokusu tarihi ve modern unsurları birleştiriyor.
مَلْمَس