كَانَ الْمَشْهَدُ الْأَخِيرُ مِنَ الْفِيلْمِ مُؤَثِّرًا لِلْغَايَةِ لِدَرَجَةِ أَنَّ الْجَمِيعَ فِي الْقَاعَةِ انْهَمَرُوا بِالْبُكَاءِ.
Filmin son sahnesi o kadar dokunaklıydı ki, salondaki herkes gözyaşlarına boğuldu.
كَانَ الْمَشْهَدُ الْأَخِيرُ مِنَ الْفِيلْمِ مُؤَثِّرًا لِلْغَايَةِ لِدَرَجَةِ أَنَّ الْجَمِيعَ فِي الْقَاعَةِ انْهَمَرُوا بِالْبُكَاءِ.
Filmin son sahnesi o kadar dokunaklıydı ki, salondaki herkes gözyaşlarına boğuldu.
بَعْدَ الِاسْتِمَاعِ إِلَى قِصَّتِهِ الْمُحْزِنَةِ، قَرَّرْتُ أَنْ أَفْعَلَ مَا بِوُسْعِي لِمُسَاعَدَتِهِ.
Onun dokunaklı hikayesini dinledikten sonra, ona yardım etmek için elimden geleni yapmaya karar verdim.
تَنْجَحُ قَصَائِدُ الشَّاعِرِ الْمُفْجِعَةُ فِي لَمْسِ قُلُوبِ النَّاسِ.
Şairin dokunaklı şiirleri, insanların kalplerine dokunmayı başarıyor.
مُؤَثِّرَة، مُوجِعَة، مُوجِع، نَاخِس