وَزَّعْتُ تِسْعَ قِطَعٍ مِنَ الْحَلْوَى عَلَى الْأَطْفَالِ.
Çocuklara dokuzar şeker dağıttım.
وَزَّعْتُ تِسْعَ قِطَعٍ مِنَ الْحَلْوَى عَلَى الْأَطْفَالِ.
Çocuklara dokuzar şeker dağıttım.
أَعْطَوْا كُلَّ طَالِبٍ تِسْعَةَ كُتُبٍ.
Her öğrenciye dokuzar kitap verdiler.