dolaştırmak

قَامَ الْمُدِيرُ بِتَدْوِيرِ الْأَوْرَاقِ إِلَى الْوَحَدَاتِ الْمَعْنِيَّةِ.

Müdür, evrakları ilgili birimlere dolaştırdı.

قَامَ الْمُرْشِدُ بِتَجْوِيلِ السُّيَّاحِ فِي الْمَدِينَةِ.

Rehber, turistleri şehirde dolaştırdı.

İlişkili Kelimeler