dolandırıcı

هَرَبَ الْمُحْتَالُ بَعْدَ أَنْ أَخَذَ كُلَّ أَمْوَالِ الْمَرْأَةِ الْعَجُوزِ.

Dolandırıcı, yaşlı kadının bütün parasını alarak kaçtı.

بَدَأَتِ الشُّرْطَةُ عَمَلِيَّةً لِلْقَبْضِ عَلَى النَّصَّابِ.

Polis, dolandırıcıyı yakalamak için operasyon başlattı.

هَذَا الْمُخَادِعُ قَادِرٌ عَلَى خِدَاعِ النَّاسِ بِسُهُولَةٍ.

Bu dolandırıcı, insanları kolayca kandırabiliyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler