حَاوَلَ حَلَّ الْمُشْكِلَةِ بِطَرِيقَةٍ غَيْرِ مُبَاشِرَةٍ.
Dolaylı yoldan sorunu çözmeye çalıştı.
حَاوَلَ حَلَّ الْمُشْكِلَةِ بِطَرِيقَةٍ غَيْرِ مُبَاشِرَةٍ.
Dolaylı yoldan sorunu çözmeye çalıştı.
فَهِمْتُ مَا كَانَ يَقْصِدُهُ بِطَرِيقَةٍ تَلْمِيحِيَّةٍ.
Dolaylı bir şekilde ne demek istediğini anladım.
ضِمْنِيّ