dolgulu

أَعَدَّتْ أُمِّي فُلْفُلٌ مَحْشُوٌّ لِلضُّيُوفِ، وَالجَمِيعُ أَحَبُّوهُ كَثِيرًا.

Annem, misafirler için dolgulu biberler hazırladı ve herkes çok beğendi.

هَذِهِ السُّتْرَةُ مُبَطَّنَةٌ لِلْأَجْوَاءِ الْبَارِدَةِ جِدًّا وَتُحَافِظُ عَلَى الدِّفْءِ.

Bu ceket çok soğuk havalar için dolgulu ve sıcak tutuyor.

İlişkili Kelimeler