مَحْشِيّ — مَحَاشِي
أَعَدَّتْ أُمِّي مَحْشِي بِزَيْتِ الزَّيْتُونِ لِتَنَاوُلِ العَشَاءِ وَكَانَ طَعْمُهُ رَائِعًا.
Annem, akşam yemeği için zeytinyağlı dolma yaptı ve tadı harikaydı.
أَعَدَّتْ أُمِّي مَحْشِي بِزَيْتِ الزَّيْتُونِ لِتَنَاوُلِ العَشَاءِ وَكَانَ طَعْمُهُ رَائِعًا.
Annem, akşam yemeği için zeytinyağlı dolma yaptı ve tadı harikaydı.
وَرَق العِنَب