dolum

تَمَّ تَعْبِئَةُ وَقُودِ السَّيَّارَةِ فِي مَحَطَّةِ الْبَنْزِينِ.

Benzin istasyonunda arabanın yakıt dolumu yapıldı.

يَتِمُّ مَلْءُ الزُّجَاجَاتِ بِوَاسِطَةِ آلَاتٍ أُوتُومَاتِيكِيَّةٍ.

Şişelerin dolumu otomatik makinelerle yapılıyor.

قَامَ طَبِيبُ الْأَسْنَانِ بِحَشْوِ السِّنِّ الْمُتَسَوِّسِ.

Diş hekimi, çürük dişe dolum yaptı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler