وَرَم — أَوْرَام
تَشَكَّلَ وَرَمٌ صَغِيرٌ عَلَى جِذْعِ الشَّجَرَةِ، وَهَذَا دَلِيلٌ عَلَى النُّمُوِّ.
Ağacın gövdesinde küçük bir domur oluşmuştu, bu da büyüme belirtisiydi.
تَشَكَّلَ وَرَمٌ صَغِيرٌ عَلَى جِذْعِ الشَّجَرَةِ، وَهَذَا دَلِيلٌ عَلَى النُّمُوِّ.
Ağacın gövdesinde küçük bir domur oluşmuştu, bu da büyüme belirtisiydi.
لَاحَظْتُ نُتُوءًا صَغِيرًا عَلَى بَشَرَتِي وَقَرَّرْتُ الذَّهَابَ إِلَى الطَّبِيبِ.
Cildimde küçük bir domur fark ettim ve doktora gitmeye karar verdim.
تَبْدَأُ الْأَشْجَارُ فِي التَّبَرْعُمِ فِي الرَّبِيعِ، وَهَذَا بِدَايَةُ حَيَاةٍ جَدِيدَةٍ.
İlkbaharda ağaçlar domur vermeye başlar, bu da yeni bir yaşamın başlangıcıdır.