donatılı

تَمَّ افْتِتَاحُ الْمُسْتَشْفَى الْجَدِيدِ وَهُوَ مُجَهَّزٌ بِأَحْدَثِ الْأَجْهِزَةِ التِّكْنُولُوجِيَّةِ.

Yeni hastane son teknoloji cihazlarla donatılı bir şekilde hizmete açıldı.

مُخْتَبَرُنَا مُزَوَّدٌ بِجَمِيعِ الْمُعِدَّاتِ اللَّازِمَةِ لِلْبَحْثِ الْعِلْمِيِّ.

Laboratuvarımız, bilimsel araştırmalar için gerekli tüm ekipmanlarla donatılı.

عَادَةً مَا يَتِمُّ تَقْدِيمُ الشُّقَقِ الْمُسْتَأْجَرَةِ وَهِيَ مُؤَثَّثَةٌ بِالْأَثَاثِ وَالْأَجْهِزَةِ الْمَنْزِلِيَّةِ.

Kiralık daireler genellikle mobilya ve beyaz eşyalarla donatılı olarak sunulur.