doymak

بَعْدَ الْعَشَاءِ، شَبِعْتُ كَثِيرًا لِدَرَجَةِ أَنَّنِي لَمْ أَسْتَطِعِ الْحَرَكَةَ.

Yemekten sonra o kadar çok doydum ki hareket edemedim.

تَعِبْتُ مِنْ مُحَاوَلَةِ الْعَيْشِ بِهَذَا الرَّاتِبِ، أُرِيدُ الْآنَ أَنْ أَكْتَفِيَ بِأَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ.

Bu maaşla geçinmeye çalışmaktan bıktım, artık daha fazlasıyla doymak istiyorum.

يَجِبُ عَلَى الْمَرْءِ أَحْيَانًا أَنْ يَعْرِفَ كَيْفَ يَقْنَعُ بِمَا لَدَيْهِ، وَلَا يَطْلُبُ الْمَزِيدَ بِاسْتِمْرَارٍ.

İnsan bazen elindekilerle doymayı bilmeli, sürekli daha fazlasını istememeli.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler