dur! (veya durun!)

لَحْظَةً، لَا تَتَعَجَّلْ! دَعْنَا نُفَكِّرْ فِي الْخُطَّةِ جَيِّدًا أَوَّلاً ثُمَّ نَتَحَرَّكْ.

Dur, acele etme! Önce planı iyice düşünelim sonra harekete geçeriz.

تَمَهَّلُوا، لَا تَتَّخِذُوا قَرَارًا عَلَى الْفَوْرِ! دَعُونَا نَنْتَظِرْ بَعْضَ الْوَقْتِ، ثُمَّ نَتَحَدَّثْ مَرَّةً أُخْرَى.

Durun, hemen karar vermeyin! Biraz zaman geçsin, sonra tekrar konuşuruz.

انْتَظِرْ قَلِيلًا! نَحْتَاجُ إِلَى فَحْصِ هَذَا الْمَوْضُوعِ بِمَزِيدٍ مِنَ التَّفْصِيلِ.

Dur, bir dakika! Bu konuyu daha detaylı incelememiz gerekiyor.