ذَهَبْتُ إِلَى مَحَطَّةِ الْحَافِلَاتِ سَيْراً عَلَى الْأَقْدَامِ وَانْتَظَرْتُ الْحَافِلَةَ.
Otobüs durağına yürüyerek gittim ve otobüsü bekledim.
ذَهَبْتُ إِلَى مَحَطَّةِ الْحَافِلَاتِ سَيْراً عَلَى الْأَقْدَامِ وَانْتَظَرْتُ الْحَافِلَةَ.
Otobüs durağına yürüyerek gittim ve otobüsü bekledim.
يَقَعُ مَوْقِفُ سَيَّارَاتِ الْأُجْرَةِ فِي مَكَانٍ مُزْدَحِمٍ لِلْغَايَةِ فِي وَسَطِ الْمَدِينَةِ.
Taksi durağı şehir merkezinde çok işlek bir yerde bulunuyor.
كَانَتْ هُنَاكَ وَقْفَةٌ عَاطِفِيَّةٌ فِي الْأُغْنِيَةِ، وَتَأَثَّرَ الْجَمِيعُ.
Şarkıda duygusal bir durak vardı, herkes etkilendi.
Ayrıca: عَلَامَةُ وَقْفٍ