duygulu

إِنَّهُ شَخْصٌ حَسَّاسٌ لِلْغَايَةِ، يَتَأَثَّرُ وَيَحْزَنُ بِسُهُولَةٍ حَتَّى مِنْ أَصْغَرِ الْأَحْدَاثِ.

O çok duygulu bir insan, en ufak bir olaydan bile kolayca etkilenir ve üzülür.

الْأَشْخَاصُ الَّذِينَ لَا يَسْتَطِيعُونَ حَبْسَ دُمُوعِهِمْ أَثْنَاءَ مُشَاهَدَةِ فِيلْمٍ عَاطِفِيٍّ هُمْ عَادَةً أُولَئِكَ الَّذِينَ لَدَيْهِمْ قُدْرَةٌ عَالِيَةٌ عَلَى التَّعَاطُفِ.

Duygulu bir film izlerken gözyaşlarını tutamayan insanlar, genellikle empati yeteneği yüksek olanlardır.

عَادَةً مَا يَكُونُ الشُّعَرَاءُ وَالْكُتَّابُ أَشْخَاصًا مُرْهَفِي الْحِسِّ وَحَسَّاسِينَ، وَهَذَا يَنْعَكِسُ فِي أَعْمَالِهِمْ.

Şairler ve yazarlar genellikle duygulu ve hassas insanlardır, bu da onların eserlerine yansır.

İlişkili Kelimeler