في اللَّيْلِ سَمِعْتُ صَوْتًا عالِيًا في الشّارِعِ فَاسْتَيْقَظْتُ مِنَ النَّوْمِ.
Gece sokakta yüksek bir ses duydum ve uykudan uyandım.
في اللَّيْلِ سَمِعْتُ صَوْتًا عالِيًا في الشّارِعِ فَاسْتَيْقَظْتُ مِنَ النَّوْمِ.
Gece sokakta yüksek bir ses duydum ve uykudan uyandım.
أَحْسَسْتُ بِنُعُومَةِ الْقُمَاشِ بِلَمْسِ يَدِي.
Ellerimle dokunarak kumaşın yumuşaklığını duydum.
عَلِمْتُ بِهَذَا الْخَبَرِ مِنْ صَدِيقِي، لَقَدْ تَفَاجَأْتُ جِدًّا.
Arkadaşımdan bu haberi duydum, çok şaşırdım.
شَعَرَ