eğmek

بَذَلَ الْكَثِيرَ مِنَ الْجُهْدِ لِثَنْيِ الْحَدِيدِ.

Demiri eğmek için çok güç harcadı.

حَنَى الرَّجُلُ رَأْسَهُ لِيَدْخُلَ مِنَ الْبَابِ الصَّغِيرِ.

Adam küçük kapıdan girmek için başını eğdi.

أَمَالَ الْوَلَدُ الْكُوبَ قَلِيلًا لِيَشْرَبَ.

Çocuk içmek için bardağı biraz eğdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler