eşelemek

تَبْحَثُ الدَّجَاجَاتُ عَنِ الطَّعَامِ عَنْ طَرِيقِ تَقْلِيبِ التُّرْبَةِ فِي الْحَدِيقَةِ، وَهَذَا سُلُوكٌ طَبِيعِيٌّ لِلْغَايَةِ.

Tavuklar bahçede toprağı eşeleyerek yiyecek arıyorlar, bu çok doğal bir davranış.

بَحَثَ الصَّحَفِيُّ بِعُمْقٍ فِي الْوَثَائِقِ لِمَعْرِفَةِ حَقِيقَةِ الْأَمْرِ.

Gazeteci, olayın aslını öğrenmek için belgeleri eşeledi.

İlişkili Kelimeler