تَسَاوَى — يَتَسَاوَى · تَسَاوٍ
مع مرور الوقت، ستتساوى الفروق في توزيع الدخل.
Zamanla gelir dağılımındaki farklar eşitleşecek.
مع مرور الوقت، ستتساوى الفروق في توزيع الدخل.
Zamanla gelir dağılımındaki farklar eşitleşecek.
عندما تعادلت قوى الفريقين، أصبحت المباراة أكثر إثارة.
İki takımın güçleri eşitleşince maç daha heyecanlı oldu.
عندما يتوازن العرض والطلب في السوق، تستقر الأسعار.
Piyasadaki arz ve talep eşitleşince fiyatlar istikrar kazanır.