أُسْلُوب — أَسَالِيب
يَسْتَخْدِمُ أُسْلُوبًا مُخْتَلِفًا عِنْدَ قِرَاءَةِ قَصَائِدِهِ.
Şiirlerini okurken farklı bir eda kullanıyor.
يَسْتَخْدِمُ أُسْلُوبًا مُخْتَلِفًا عِنْدَ قِرَاءَةِ قَصَائِدِهِ.
Şiirlerini okurken farklı bir eda kullanıyor.
كَانَتْ طَرِيقَةُ كَلَامِهِ مُؤَثِّرَةً لِلْغَايَةِ.
Konuşma edası çok etkileyiciydi.
كَانَ التَّعْبِيرُ عَلَى وَجْهِهِ يُخْبِرُ بِكُلِّ شَيْءٍ.
Yüzündeki eda her şeyi anlatıyordu.