edinmek

اِقْتَنَى أَخِي سَيَّارَةً جَدِيدَةً هَذَا الْعَامَ.

Kardeşim bu yıl yeni bir araba edindi.

مِنَ الرَّائِعِ اكْتِسَابُ ثَقَافَةٍ مُخْتَلِفَةٍ مِنْ خِلَالِ تَعَلُّمِ لُغَةٍ جَدِيدَةٍ.

Yeni bir dil öğrenerek farklı bir kültürü edinmek çok güzel.

لَقَدْ عَمِلْتُ بِجِدٍّ لِلْحُصُولِ عَلَى هَذَا النَّجَاحِ.

Bu başarıyı edinmek için çok çalıştım.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler