نَعَمْ سَيِّدِي، أَنَا فِي خِدْمَتِكُمْ وَأَسْتَطِيعُ مُسَاعَدَتَكُمْ فِي أَيِّ شَيْءٍ.
Evet efendim, hizmetinizdeyim ve size her konuda yardımcı olabilirim.
نَعَمْ سَيِّدِي، أَنَا فِي خِدْمَتِكُمْ وَأَسْتَطِيعُ مُسَاعَدَتَكُمْ فِي أَيِّ شَيْءٍ.
Evet efendim, hizmetinizdeyim ve size her konuda yardımcı olabilirim.
أَعْتَذِرُ يَا حَضْرَتَكَ، وَلَكِنْ هَذَا الْمَقْعَدُ مَحْجُوزٌ بِالْفِعْلِ لِشَخْصٍ آخَرَ.
Afedersiniz efendim, ama bu koltuk zaten başka biri için ayrılmış durumda.
أَجَابَ الْمُوَظَّفُ عَلَى الْهَاتِفِ قَائِلًا: 'أَلُو، تَفَضَّلْ سَيِّدِي؟'.
Memur telefona 'Efendim, buyurun?' diyerek cevap verdi.
Ayrıca: نَعَم، حَاضِر، تَفَضَّلَ